BURASI HERKESE AÇIK BİR SAYFADIR ÖZGÜR DÜŞÜNCELERİNİZİ YAZARSANIZ SEVİNİRİM

UNESHAN

MENÜ
KATEGORİLERİM
SON YORUMLAR
SON YAZILARIM
hazan

samanyoluaydin

ucarsu

blogekle

ercan14

soruisareti

siirlerindili

sudamlasi

dostlukrehberi

mavisevdalar

cerenimo74

abucum

lotuse

sengidince

eroman

tulez

ruhsuzbeden

gizemmlii

melekyaren

zahara

mustafa nazif

hudavendigar

buzdanheykeller

unsal57

sevener

duyulmayananlamcigligi

fuadyusufoglu

ARAMA

<- :: Sonraki Sayfa ->

11.7.2008

sensiz günler

dönmeyecek misin bir daha, bilmiyorum 
gittiğin gün sensizliğe kurban edilmişim
tüm yüreğimle, günlerin sensizliğinde 
sessizlikle boğuşuyorum her an
ağladığında dökülen yıldızları topla
karışmasın sakın yağan yağmurlara
çarpıyor vücuduma sessizce damlalar
ümitsizce saklanıyor daha da ıslanıyorum
ağlamak dediğin nedir ki cancağazım
ben unuttum kurudu göz pınarlarım
bağrımda yakından daha yakın
yüreğimde biriken damlasın
tükendiğinde içimdeki volkan
hasretin ateşini yeniden yakansın 


  uneshan 11/07/2008

27.4.2008

kanadım

sensiz ayrı günlerde hep kanadım
gözlerim kurudu yaş akmaz artık
bu hasret yüreğime çöktü oturdu
ne yaman ayrılık kırıldı kolum kanadım
kemirir beynimi düşüncelerde hep sen
attılar ateşlere ki hep yanayım
asılsalar da kollarımdan hep bir yana
bilsinler ben daima senden yanayım
çaresiz kaldım kapandı yollarım
ne yapsam nafile sana varmıyor
ümidim olsa sevdandan biraz
çıkarır kalbimi yerinden sana yollarım


                               uneshan

27.4.2008

- Müslümanın Karşılaşabileceği Tehlikeler

 

Ali Havvâs'a, “müslümanın karşılaşabileceği tehlikeler nelerdir?” Diye sorulduğunda şu cevabı vermişti:

“Aklın âfeti, devamlı ve lüzumsuz çekişme ve mücadele yapmasıdır.

İmanın âfeti, inkardır.

Amelin afeti, tembelliktir.

İlmin âfeti, iddia sahibi olmaktır.

Sevginin âfeti, şehvet yolunu tutmasıdır.

Tevazünün afeti, tahkir olunacak derecede, kendini aşağı tutmak­tır; tezellüldür.

Sabrın âfeti, Allah Teâla'dan başkasına şikâyette bulunmaktır.

Azizliğin ve büyüklüğün âfeti, kibirlenmek, böbürlenmektir.

Cömertliğin âfeti, israftır.

Arkadaşlığın âfeti, kavgadır.

Anlayışın âfeti, münakaşadır.

Allah Teâla'ya dua etmenin âfeti, baş olmaya, liderliğe meyilli ol­maktır.

Zulmün âfeti, yayılmasıdır.

Adaletin âfeti, intikam duygusuna bürünmesidir.

Hürriyetin âfeti, sınırları aşmak, halden taşmaktır.”

12.3.2008

MEHMET AKİF ERSOY

 TARİHTEN BİR MEHMET AKİF ERSOY GEÇTİ BUGÜN İSTİKLAL MARŞININ KABULÜNÜN 87. YILI...
ALLAH (C.C)  RAHMET ETSİN ..RAHAT UYU EY ŞAİR ASIM'IN NESLİ KURTARMAKTA MEMLEKETİ ....


Bülbül

Bütün dünyaya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım;
Nihâyet, bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.
Şehirden kaçmak isterken sular zâten kararmıştı;
Pek ıssız bir karanlık sonradan vâdiyi sarmıştı.
Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hilkat kesilmiş lâl...
Bu istiğrâkı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl.
Muhitin hâli 'insâniyyet'in timsâlidir, sandım;
Dönüp mâziye tırmandım, ne hicranlar, neler andım!
Taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd,
Zalâmın sinesinden fışkıran memdûd bir feryâd,
O müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu:
Ki vâdiden bütün, yer yer, eninler çağlayıp durdu.
Ne muhrik nâğmeler, yâ Rab, ne mevcâmevc demlerdi:
Ağaçlar, taşlar ürpermişti, güyâ Sur-ı Mahşerdi!


-Eşin var, âşiyânın var, baharın var, ki beklerdin;
Kıyâmetler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin?
O zümrüd tahta kondun, bir semâvi saltanat kurdun;
Cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun.
Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,
Gezersin, hânumânın şen, için şen, kâinâtın şen.
Hazansız bir zemin isterse, şâyed ruh-ı ser-bâzın,
Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkum-ı pervâzın,
Değil bir kayda, sığmazsın -kanatlandın mı- eb'ada;
Hayâtın en muhayyel gâyedir ahrâra dünyâdâ.
Neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perişandır?
Niçin bir damlacık göğsünde bir umman huruşandır?
Hayır, mâtem senin hakkın değil...Mâtem benim hakkım:
Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım!
Teselliden nasibim yok, hazân ağlar bahârımda:
Bugün bir hânumansız serseriyim öz diyârımda!
Ne hüsrandır ki: Şark'ın ben vefâsız, kansız evlâdı,
Serâpâ Garb'a çiğnettim de çıktım hak-i ecdâdı!
Hayâlimden geçerken şimdi; fikrim hercümerc oldu,
Selâhaddin-i Eyyubi'lerin, Fâtih'lerin yurdu.
Ne zillettir ki: Nâkuus inlesin beyninde Osmân'ın;
Ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı Mevlâ'nın!
Ne hicrandır ki: En şevketli bir mâzi serâb olsun;
O kudretler, o satvetler harâb olsun, turâb olsun!
Çökük bir kubbe kalsın ma'bedinden Yıldırım Hân'ın;
Şenâ'atlerle çiğnensin muazzam kabri Orhan'ın;
Ne haybettir ki: Vahdet-gâhı dinin devrilip, taş taş,
Sürünsün şimdi milyonlarca me'vâsız kalan dindaş!
Yıkılmış hânumanlar yerde işkenceyle kıvransın;
Serilmiş gövdeler, binlerce, yüzbinlerce doğransın!
Dolaşsın, sonra, İslâm'ın harem-gâhında nâ-mahrem...
Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem!
 

Mehmet Akif Ersoy


5.2.2008

renklere bakar mısınız????

şu muhteşem renklere bakarak Yaradan'ın kuvvetini tekrar müşahede edelim .....

30.1.2008

tutsağınım


gözümden dökülen damlacıklar birikmesin yüreğinde
koy bir zarfın içine postala geldiği yere
üzülme,üzüldüğüme bakıp bükme boynunu
bu damlacıklar açar sana bütün ruhumu

gönlümden geçen bunlar yaktı hasretin
ey gözümün nuru özledim,nerdesin?
inci diyorlar akan damlacılara saf,berrak
ah,bu ruhum doğduğundan beri sana tutsak


                                                                                           uneshan 30/01/2008

                                                                   

FİLMLER
YAZMA
ESKİ BİR AŞK ÜZERİNE ŞİİRLER

KAYBOLAN SEVGİLER VE ÜMİTLER İÇİN
TUTUYORSA BİLE HALA ELİN KALEMİ
YAZMA
IP